Yalnızlığın tek kişi yaşandığına dair tüm tabuları öyle güzel yıkmıştın ki..
Yanımdaki ruhani varlığına bile alışmışken, iki kişilik yalnızlığı bile sevmişken,kabullenmişken
gidiyorsun bu kadarını dahi hak etmemişim gibi..
Sırtını dönüyorsun,
Sevginin adını hasret koyuyorsun sevgili, armağanların adını hatıra koyuyorsun
mutluluklarımın adına mazi dedirteceksin sevgili, ne güzel gidiyorsun..
Yatağım da tek kişilik olacak, saatin alarmı yalnız beni uyandıracak,
o yatakta iki bedene ait tek bir koku da kalmayacak üstelik.Ellerim soğuğa dayanıksızdır, biliyorsun..
Kim ısıtacak? Eskiden öptüğün avuç içlerim montumun cebinde kalacak martın on üçünde.Çok üşürüm biliyorsun ne güzel susuyorsun sevgili,
biz seninle nefes ortağıyız,nasıl unutuyorsun ?
Ağlamıyorum sevgili, gözümün asaleti onlar,
gururumun sıvılaşmış halleri..Çok sürmez kesilir gözlerimin cılız sesi.
Kısık çığlıkları kocaman suskunlunlara dönüşür.
Sende ancak o gün sırtını döner kapıyı çeker gidersin içimden.Uzaktan uzağa unutuluşlarını seyredersin sevgili.
Cemal Süreya'nın buruşturup attığı kağıtlara benzeteceksin geçen yıllarımızı,gereksiz kılacaksın, boşa sayacaksın, ne kadar acımasızsın sevgili..
Kıyabilsem seni unuturum sevgili, zaten hafızam yerinde değil bilirsin, nasıl göze alabiliyorsun ?
son on üç günün sevgili,
Martın on üçünde gel, evim buz gibi, üşüyorum sensiz. ne kadar pervasızsın sevgili..
sende 13 gün daha kalacağım sevgili,sonra ben de giderim..
Sevgili bunlar sana yazdığım son günlerim
kendi'm'e iyi bak.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder