10 Aralık 2013 Salı

Üsküdar iskelesinde, yalnızlığı on üç geçe.

Yalnızlıklarımın en orta yerındeydin sevgili..
Yalnızlığın tek kişi yaşandığına dair tüm tabuları öyle güzel yıkmıştın ki..
Yanımdaki ruhani varlığına bile alışmışken, iki kişilik yalnızlığı bile sevmişken,kabullenmişken 
gidiyorsun bu kadarını dahi hak etmemişim gibi..

Sırtını dönüyorsun,
Sevginin adını hasret koyuyorsun sevgili, armağanların adını hatıra koyuyorsun
mutluluklarımın adına mazi dedirteceksin sevgili, ne güzel gidiyorsun..

Yatağım da tek kişilik olacak, saatin alarmı yalnız beni uyandıracak, 
o yatakta iki bedene ait tek bir koku da kalmayacak üstelik.Ellerim soğuğa dayanıksızdır, biliyorsun..
Kim ısıtacak?  Eskiden öptüğün avuç içlerim montumun cebinde kalacak martın on üçünde.Çok üşürüm biliyorsun ne güzel susuyorsun sevgili,
biz seninle nefes ortağıyız,nasıl unutuyorsun

Ağlamıyorum sevgili, gözümün asaleti onlar,
gururumun sıvılaşmış halleri..Çok sürmez kesilir gözlerimin cılız sesi.
Kısık çığlıkları kocaman suskunlunlara dönüşür.
Sende ancak o gün sırtını döner kapıyı çeker gidersin içimden.Uzaktan uzağa unutuluşlarını seyredersin sevgili.
Cemal Süreya'nın buruşturup attığı kağıtlara benzeteceksin geçen yıllarımızı,gereksiz kılacaksın, boşa sayacaksın,  ne kadar acımasızsın sevgili..
Kıyabilsem seni unuturum sevgili, zaten hafızam yerinde değil bilirsin, nasıl göze alabiliyorsun ?


son on üç günün sevgili, 
Martın on üçünde gel, evim buz gibi, üşüyorum sensiz. ne kadar pervasızsın sevgili..
sende 13 gün daha kalacağım sevgili,sonra ben de giderim..
Sevgili bunlar sana yazdığım son günlerim 


kendi'm'e iyi bak.







10 Kasım 2013 Pazar

Büyük Milli Matemimiz

10 Kasım(ım) hazımsızlık yapıyor bazısında, ne yazık onlara.
Millet olmanın tadına hiç varamayanlara,varamayacak olanlara ne yazık
Atama vefa borcu olanın vefasızlığına acırım yalnız, kendini bir torba kömüre satana acırım..
Siren sesiyle tüyleri ürpermeyene acırım..
Görmediğin, dokunmadığın insanin ölümüne üzülmeyi, 75 yıl sonra yasını tutmayı gereksiz bulana acırım..
Aşkın böyle kudretlisini yaşamayana acırım! 
Ciğeri beş para etmezlerin köpekliğini yapana da yazıklar olsun.

Atam Ben bugün de yarın da 
'Açtığın Yolda,Gösterdiğin Hedefe,Durmadan Yürüyeceğime And İçerim!



Benim devletim sensin,
Cumhurbaskanım,basbakanım. Ruhun sad olsun.
















5 Kasım 2013 Salı

Bir insan bir kere yıkılmıyor ömründe,bin kere yıkılıyor da yine aşk diyor..
İnsanoğlu doyumsuz,acıya bile..
Katlanılması güç yollardan geçip üzülüyor da ayaklandığında ' ben bu merete bir kez daha bulaşmam ' diyemiyor.
'çivi çiviyi söker' diyor..yeni ufuklara yenken açma hevesinde

Oysa ki bana sonsuzluğa kadar süren tek bir şey şöyler misiniz ?kısır döngü değil mi bir yerde.
seviyoruz,üzülüyoruz,unutuyoruz..sonra tekrar seviyoruz,tekrar tekrar..bu son olsun diyip sonu getıremiyoruz.
Aşk böyle kötü şey mi dediğinizi duyar gibiyim..Mutlu etmiyor mu ? mutlu olmuyor mu kimse dediğinizi de..

Siz hiç mutluluktan ölen birisini duydunuz mu ?
Peki ya hiç üzüntüden öleni ?

7 Şubat 2013 Perşembe

Bırakma diyemem sana,gidersin hiç dinlemeden. O zaman iyisi mi sen tamamen vazgeç benden..






Sen benden daha iyilerini hak ediyorsun,
sorun sende değil bende,
ne seninle yapabiliyorum ne sensiz,
bak yıllar sonra bu yaptığım için bana minnettar olacaksın..

LÜÜÜTFEN! lütfen lütfen..
Bırakınız bi klişe lafları.Aşka inanmayıp sonra bir kadın sayesinde inandığını iddia edenler.Sonra görebiliyoruz efendim nasıl kaçıp da gittiklerini..
Sonra, yaptıklarına 'her şey bizim içindi' gibi bir kılıf giydirip 'elimden geleni yaptım ben' der sıyrılır içinden.Masumsundur sözde.Elbette bayım 'en az günahlarım kadar'..

Bırakma diyemem sana ben,bırakır gidersin,
Seviyorum diyemem 'ben de' dersin,gidersin..
Seni artık sevemem.Sadece canımın acısına nedensin.Kahveden sarıya çalan saçlarımın uçlarında bile sen varken gidemem..Gidemezsin! Bitemezsin! yine yenilemezsin tüm bu olanlara,gitmemelisin.
Rüzgar gibi yüzüme vur tüm aşkını.Hafif bi' esinti olmasın dikkat et.Hortum olsun,fırtına olsun ki alsın götürsün benı -ki ancak o zaman anlarım aşkının kuvvetini..
Bırakma diyemem sana,gidersin hiç dinlemeden.
O zaman iyisi mi sen tamamen vazgeç benden..

Dilerim ki asla pişman olmazsiniz.

Nasıl bir giriş yapsam her söz yerinde olur diye düşünüyorum,yine bulamiyorum..Hiç bir cümle durumun acizliğini,berbatlığını,lanetliğini tarif edecek kudrette degil biliyorum.Benimle aynı durumu paylaşanlar için baba demem yetecektir zaten.Cümleye böyle bi' başlangıç yapınca peşinden gelecek sözcüklerin çoğu anlamını yitirir zaten.Boğazı düğümlenmek deyimini tepeden tırnağa yaşar da susarsın sonra..

Ailemin en küçük çocuğuyum bu yüzden hiç büyümedim ben yıllarca.Sonra bir gün geldi,tek bir gunde onlarca yaş büyüdüm,onlarca sorumluluk üstlendim,onlarca ağırlığın altına girdim,onlarca kez sustum,onlarca kez içime ağladım,teselli ettim,teselli aradım..Hiç ummadığım bi güne babamla başlayıp,onsuz noktaladım günü.Babamı hayatımda bir parça sanarken ben, benim hayatımın tamamı olduğunu anlamam yıllarımı aldı sanırım,o gitti,ben kıymet bildim.


Zaten hep böyle olmaz mı?olmasın ama..


Ölüm denen kaçılması imkansız durumu sevdiğiniz kimseye yakıştırmazsınız ama öyle acımasız öyle vurdumduymazdır ki yalvarışlarınıza aldırış etmeden kimi isterse alır götürür.. Arkasından bize kalan özlem olur,bazen nefret olur,kızgınlık,kırgınlık olur ama en çok PİŞMANLIK kalır elde avucda.Ölüm babamı seçtiğinde 15 yaşındaydım..Lunaparklar bizi beklerdi daha,salıncaklar,dönme dolaplar..Önümde daha uzun yıllar var diye ondan uzak geçen 15 yıl.Babam belkide kızının onu ne kadar çok sevdiğini hiç bilmedi.Son 1 günün olsa ne yapardın deseler 24 saat sarılır,koklar belki biraz ağlar ama asla bırakmazdım.Şimdi nasihat mı dersiniz,tavsiye mi bilemem ama eğer vaktiniz varsa KEŞKE dememek için İYİKİler oluşturun hayatınızda..
Babanıza sarılın,öpün,koklayın,kıymet bilin..


En azından siz hayatınızda keşkelere yer vermeyin.